Her şey kötüydü

Daha sezonun ikinci karşılaşması.

Tribünler dolu değil. Sadece Antalyaspor taraftarlarının deplasman takımlarına ayrılan tribünden karşılaşmayı izleyebildiği bir karşılaşma.

Ama hiç bir şeyin yolunda gitmedi, her şeyin, her aksiliğin peşpeşe yaşandığı bir karşılaşma.

Antalyaspor berbat futbolu ile sahada. Berbat futbol kötü bir mağlubiyet getiriyor.

Herkes şokta.

Şokta olmayanlar ise Alanyaspor. Alanyaspor teknik heyeti. Hüseyin Kalpar, saha kenarında futbolcular kadar efor sarf etti. Futbolcular kadar yoruldu.

Takımına sürekli müdahale etti.

Antalyaspor’un teknik heyeti süs biberi gibi kenarda durdu. Birilerinden gelecek talimatı bekledi. Ya Eto’o dan bekledi. Ya da Morais’den gelecek olan talimatı.

Yetkiler birbirine karışınca saçma sapan bir durum ortaya çıktı.

Bir takımın iki teknik direktörü olmaz.

Bir takımın 2 başı olmaz. Bir baş ve bir teknik adam olur. Yardımcı olmak farklı bir şey, teknik direktörlüğe soyunmak, teknik direktörün görevlerini üstlenmek farklı bir şey.

Antalyaspor’da kaos var.

Bu kaos Antalyaspor’un zararına.

Şimdi gelelim Antalyaspor’un bir avuç taraftarına.

Sahi o tribünlerde neyi paylaşamadınız ? Neyi paylaşmak istediniz ? Taraftar grupları eski ve yeni başkan için görüş ayrılığımı yaşıyorlar !

Hiç bir şey yok ve aniden kavga başlıyor.

Polis giriyor kavgayı ayıramıyor. Polis sert giriyor yine kavga devam ediyor. Polise rağmen devam etti kavga.
İki taraftar grubu, Antalyaspor’u destekleyen iki taraftar grubunun böylesi birbirlerine kin duyması, nefret etmesi anlaşılır gibi değil.

Ve o tribünde çocuklar vardı. Bayanlar vardı. Hem de o taraftar grubunun kendi içinde bulunan, o taraftar gruplarına mensup çocuk ve bayan taraftarlar vardı.

O bayanların, o çocukların nasıl korku yaşadıklarını, neler yaşadıklarını anlatmak için kelimeler yetmez.

O kavgayı çıkaranlar, o kavgaya karışanlar resimlere baksınlar. O resimleri ellerine alsınlar, o bayan seyircilerin, o kucaktaki çocuğun yaşadıklarına bir baksınlar.

Gazetelerde çıkanlara değil. Gazetecilerin çektikleri resimlere baksınlar. Resimlerin baskıdan önceki orijinal hallerine baksınlar.

O resimlerdeki detaylara baksınlar. Korkuya, endişeye baksınlar.

Bakmaktan korkmasınlar.

Belki bir daha bunları yapmazlar.

Taraftarlık demek kavga demek değildir. Hele hele aynı takımın taraftarlarının, aynı tribünde kavga etmesini anlamak mümkün değil.

Kabul etmek, affetmek de mümkün değil.

Antalyaspor’a tribünlerde yapılabilecek kötülüklerin birisi de bu olsa gerek.


Ferudun Özgünsür / Akdeniz Güncel

  1. dost07

    Türkiye gibi sömürge ülkesinde global kapitalizm insanların kavga etmesinı, araçları çarpışmasını, süreklı kan dökülmesini ister. Sosyal kavgalar olmasını, terörizm olması ıster. Bundandırki boş boş oturup maç izleyen topluluklardan ekmek çıkmaz global kapitalizme. Bundandır kı ‘taraftar grubu’ altındakı bu oluşumların varlıkları çok derınlerden gelen bir düzenek ile vurmak, yakmak, yaralamak, öldürmek, yok etmek, parçalamak, olay çıkarmak içindir. Böylece, global tıp mafyası beslenir, techızat yetersız denılerek global silah üreticileri beslenir. otomobil üreticileri beslenir, yapı sektörü beslenir. Devinim olmayan, savaş olmayan yerde global kapitalızm için para olmayacağı ıçın sukunete gerek yoktur. Onun için bizler hala ‘ neyi paylaşamıyorsunuz da kavga çıkarıyorsunuz’ diyoruz.

Yorum Gönder

*